Capitol’de Tansu Çiller ile Aynı Gün
< 19 – Washington D.C. Günleri 1 – Ay Taşına Dokunduğumuz Gün
14 Ekim1993
Bu gün Washington gezisine devam ediyoruz.
Sabah şehre inip karavanımızı parke ettikten sonra gezimize başladığımızda heyecan verici bir sürprizle karşılaştık.

Yıllarca detayları konuşulan Türkiye Başbakanı Tansu Çiller‘in Amerika ziyareti tam da bizim orada olduğumuz tarihe denk gelmiş. Ve Washington sokaklarında gezerken Tansu Çiller’in konvoyu önümüzden geçti.. Türk bayrakları ile donatılmış konvoyu görünce bir anda vatan hasreti sarı verdi.
Amerika Birleşik Devletleri Kongre Binası Capitol
Öncelikle Washington, D.C.’nin kalbinde yükselen Capitol Binasını gezmek istiyoruz.
Bina, Amerika Birleşik Devletleri Kongresi’nin toplandığı ve federal yasaların şekillendiği tarihi bir merkez. Temeli 1793 yılında atılan yapı, iki yüzyılı aşkın süredir Amerikan demokrasisinin en güçlü sembollerinden biri. Beyaz kubbesi, etkileyici neoklasik mimarisi ve Capitol Hill üzerindeki konumuyla yalnızca bir devlet binası değil, aynı zamanda Amerikan siyasi tarihinin yaşayan bir anıtı. Senato ve Temsilciler Meclisi burada çalışmalarını yürütürken, dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçiler, devletler arası görüşmeler burada yapılıyor.

Capitol binasına geldiğimizde bizi bir başka sürpriz bekliyor. Tam da o sırada Tansu Çiller binaya giriş yapıyor. Etraftaki Türkçe konuşmaları duyunca heyecanlanmamak mümkün değil. Gazeteciler, korumalar gurubu binanın önünde.. Ve Tansu Çiller geliyor.

Bu heyecan verici görüntünün ardından gazeteciler gurubunun arkasına takılıp binaya giriyoruz.

İçeri girdiğimizde hem Türk heyeti ile birlikte olmanın, hem de bu muhteşem binan içinde olmanın heyecanı sarıyor. Gazeteciler arasında yıllardır haberlerini takip ettiğimiz Mehmet Ali Birand’ı görünce kendisi ile tanışma ve sohbet etme şansımız oldu. Binanın içerisinde bir süre yürüdükten sonra Tansu Çiller toplantılarına başlarken bizde Washington gezimize devam etmek zere binadan ayrılıyoruz.
Capitol’den ayrılıp Lincoln Memorial’ a doğru müzelerin arasından geçerek National Mall‘u baştan başa yürümeye başlıyoruz. Amerikan tarihinin görkemli yapıları arasında sıra dışı görüntüler eşliğindde önce karşımıza Washington Monument çıkıyor.
Washington Monument

Şehrin hemen her noktasından görülebilen bu görkemli anıt, Amerika’nın ilk başkanı George Washington’un anısına inşa edilmiş.
1848 yılında yapımına başlanan anıtın inşası çeşitli nedenlerle uzun süre durmuş, ancak 1884 yılında tamamlanabilmiş. Yaklaşık 169 metre yüksekliğiyle dünyanın en yüksek taş yapılarından biri olan Washington Monument, beyaz mermer, granit ve kumtaşından inşa edilmiş. Dört yüzü de aynı görünüme sahip olan anıtın sade ve zarif tasarımı, George Washington’un liderliğine duyulan saygıyı yansıtıyor.
Çevresindeki geniş yeşil alanlar, Lincoln Memorial ve Capitol Binası’na uzanan manzarasıyla Washington’un tarihî dokusunu iliklerinize kadar hissedeceğiniz muhteşem bir nokta. Washington Monument’i belki yüzlerce kere fotoğraflarda, filimlerde görmüş olsakta gerçeği bambaşka bir duygu.

Washington ‘a gelip de National Mall‘un simge manzaralarından birinin önünde durmamak mümkün mü?
Bayrak direklerinin altına oturup manzaranın tadını çıkarıyoruz. İşte karşımızda Fıskiye Havuzu (Reflecting Pool) , arkasında Lincoln Anıtı (Lincoln Memorial) ve daha da arkada Şehir manzarası.
Kalkıp Lincoln Anıtı (Lincoln Memorial) a doğru yürümeye başlıyoruz.
Lincoln Anıtı (Lincoln Memorial)

Lincoln Anıtı yaklaştıkça daha da görkemli gözüküyor.
Anıt Amerika Birleşik Devletleri’nin 16. Başkanı olan Abraham Lincoln anısına yapılmış. Lincoln Memorial, 1922 yılında ziyarete açılmış. Antik Yunan tapınaklarından esinlenen mimarisi ve içinde yer alan yaklaşık 6 metre yüksekliğindeki Lincoln heykeliyle ABD’nin en önemli ulusal anıtlarından biri.

Amerikan tarihinin en önemli liderlerinden birinin anısını yaşatan bu etkileyici yapıyı yakından görmek unutulmaz bir deneyim oldu.
Bu günü bir başka etkileyici yapıyı ziyaret ederek bitiriyoruz. Thomas Jefferson Anıtı
Thomas Jefferson Anıtı

Potomac Nehri kıyısında, ağaçlarla çevrili sakin bir noktada yer alan bu anıt, Amerika Birleşik Devletleri’nin üçüncü başkanı ve Bağımsızlık Bildirgesi’nin başlıca yazarlarından biri olan Thomas Jefferson’un anısına yapılmış.
1943 yılında tamamlanan anıtın mimarisi, Jefferson’un hayranlık duyduğu klasik Roma yapılarından esinlenmiş. Beyaz mermerden inşa edilen kubbeli yapı çok zarif . İçeride ise Thomas Jefferson’un bronz heykeli ve özgürlük, demokrasi ve insan hakları üzerine söylediği sözler yer alıyor.
Anıtın bulunduğu alan, Washington’un en huzurlu köşelerinden biri . Özellikle çevresindeki kiraz ağaçları ve göl manzarası ile eşsiz bir yer. Biz de bu günkü gezimizi burada kısa bir mola vererek tamamlıyoruz.
21 – Washington D.C. Günleri 3 – Washington Büyükelçiliği’nde Unutulmaz Bir Akşam >
___________________________________________________________________________________________________________
1-Karavan ile Amerika hazırlıkları
2-Nihayet gemideyiz…
3-Akdeniz’de Cebelitarık boğazına doğru
4-Cebelitarık boğazını geçiyoruz…
5-Atlas okyanusunda seyir
6- Amerika’dayız
7-Philadelphia
8-Baltimore
9-Ontario gölüne doğru
10-Niagara
11- Niagara Şelalesi’nden Kanada’ya
12- Old Fort Niagara
13-Göl Rüzgârından Şehrin Işıklarına: New York Yolundayız
14 – New York günleri 1 – İkiz Kuleler: Bir Zamanın İçine Yolculuk
15 – New York günleri 2 – Özgürlük Anıtı ve Ellis Adası Gezisi
16 – New York günleri 3 – Yürüyerek Keşif: Central Park’tan 5. Cadde’ye, The Met’ten SoHo’ya
17 – New York günleri 4 – Karavan ile New York Turu: Battery Park, BM ve Holland Tüneli Macerası
18 – Philadelphia’nın tarihi Baltimo’un yengeçleri
19 – Washington D.C. Günleri 1 – Ay Taşına Dokunduğumuz Gün
20 – Washington D.C. Günleri 2 – Capitol’de Tansu Çiller ile Aynı Gün
21 – Washington D.C. Günleri 3 – Washington Büyükelçiliği’nde Unutulmaz Bir Akşam
22 – Washington D.C. Günleri 4 – Hillary Clinton Davetiyesiyle Beyaz Saray
23 – Washington D.C. Günleri 5 – CIA Macerası


Yorum bırak