central park

16-New York günleri 3

Central Park’tan 5. Cadde’ye, The Met’ten SoHo’ya

<15 – New York günleri 2 – Özgürlük Anıtı ve Ellis Adası Gezisi

New York’ta geçirdiğimiz bir kaç günü tamamen şehri yürüyerek keşfetmeye ayırdık. Manhattan gibi bir şehirde bazen en iyi plan, hiç plan yapmadan sokaklara karışmak oluyor.

Central Park’ta Sabah

Sabah rotamızı Central Park’a çevirdik. Manhattan’ın ortasında böyle dev bir yeşil alan görmek gerçekten şaşırtıcı. Bir yanda koşu yapan New Yorklular, diğer yanda köpeklerini gezdiren insanlar, gölet kenarında oturanlar… Parkın içinde yürürken şehir bir anda arka planda kalıyor. Bir süre sonra kendimizi banklardan birine oturmuş, sadece etrafı izlerken bulduk. Karavan yolculuğunun en sevdiğimiz taraflarından biri de bu aslında; bazen hiçbir şey yapmadan bulunduğun yerin atmosferini hissetmek.

Bu güzel ortamda bir de konsere denk geldik

Plaza Hotel ve 5. Cadde

Parktan 5. Caddeye doğru giderken işte karşımızda Plaza Otel. İsmini yıllardır duyduğumuz, sayısız filmde gördüğümüz o meşhur otel. Kapısının önünde durup biraz izledik; içeri girip çıkan insanlar, kapıda bekleyen görevliler… Bir an kendinizi eski Hollywood filmlerinin içinde gibi hissediyorsunuz. İçeri adım attığınız anda ihtişamlı dekorasyon, zarif mobilyalar ve şık detaylar kendinizi özel hissettiriyor.

Central Park’tan çıktıktan sonra yönümüzü 5. Cadde’ye çevirdik. Burası tam anlamıyla New York’un vitrinlerinden biri. Dünyaca ünlü mağazalar, şık vitrinler ve sürekli hareket halinde bir kalabalık… Sadece yürümek bile keyifli. Arada bir vitrinde durup bakıyor, sonra tekrar kalabalığa karışıyorsunuz.

5. Cadde New York’un kalbi

Günün sonunda fark ettik ki New York’ta aslında çok fazla şey yapmanıza gerek yok. Sadece yürümek, etrafı izlemek ve şehrin akışına karışmak bile başlı başına bir deneyim. Central Park’ın havası, 5. Cadde’nin enerjisi ve o ikonik binalar… Hepsi aynı günün içinde bambaşka yüzlerini gösteriyor.

SoHo, Chinatown ve Manhattan Sokakları

Bir başka gün de şehrin farklı bölgelerini de keşfettik.

SoHo’nun renkli sokaklarında yürüyüp butik mağazalara ve küçük galerilere göz attık. Burası gerçekten Manhattan’ın en yaratıcı bölgelerinden biri.

Daha sonra Chinatown’un canlı pazarlarına dalıp sokak lezzetlerini tatmak hem göze hem damağa hitap ediyor.

Rockefeller Center’a uğrayıp manzaranın tadını çıkarmak ve şehrin ikonik siluetini fotoğraflamak harika. Ve 18. Cadde’de küçük kafelerde bir mola verip butik dükkanlarda alışveriş yapmak, Manhattan’ın hem enerjisini hem de sakin köşelerini hissetmenizi sağlıyor.

Bryant Park ve Trinity Church

New York’un en bilinen parklarından biri olan Bryant Park‘ı görmeden geçmedik. Manhattan’ın göbeğinde insanların açık havada satranç, tavla ve mahjong gibi oyunlar oynadığı masalarıyla meşhur bir park burası. İş dünyasının merkezi olan Midtown’daki çalışanlar için popüler bir mola noktası burası. Öğle tatillerinde veya akşam iş çıkışı bir kaç oyun oynayıp stres atıyorlar.

Böylece şehrin farklı yüzlerini deneyimlemiş olduk.

Trinity Church, New York’un gökdelenlerle dolu silueti arasında adeta tarihten kalmış sakin bir köşe gibi duruyor. Lower Manhattan’da, Wall Street’in hemen yanında bulunan bu tarihi kilise, gotik mimarisi ve huzurlu bahçesiyle şehrin yoğun temposundan kısa bir mola vermek isteyenler için özel bir durak. 19. yüzyılda inşa edilen yapı, bir dönem New York’un en yüksek binası olarak da biliniyordu. Manhattan’da yürürken bir anda karşımıza çıkan bu tarihi yapı çok şaşırtıcı oldu

Metropolitan Museum of Art Ziyareti

Metropolitan Museum of Art New York’a galipte görülmesi gereken en önemli yerlerden.

Metropolitan Museum of Art, yani kısaca The Met, New York’un en etkileyici ve dünyaca ünlü müzelerinden biri. Central Park’ın hemen yanında, Fifth Avenue üzerinde bulunan bu dev müze 1870 yılında kurulmuş ve bugün dünyanın en büyük sanat müzelerinden biri olarak kabul ediliyor. İçerisinde antik Mısır eserlerinden Avrupa başyapıtlarına kadar uzanan, yaklaşık 5.000 yıllık sanat tarihini kapsayan milyonlarca eser sergileniyor.

Normalde bu tür yerlere gazetecilik kartımızla ücretsiz girmeye alışkınız ama burada pek işe yaramadı; ciddi sayılabilecek bir ücret ödeyip içeri girdik.
Yine de müze gerçekten etkileyiciydi. Özellikle Temple of Dendur’u görmek çok ilginçti.
Bir yandan da sergilenen bazı mobilyalara bakıp gülümsedik; bize oldukça tanıdık, hatta Türkiye’de neredeyse her yerde görebileceğimiz şeylerdi. Ama tabii genç Amerika tarihi için bunlar oldukça “antik” sayılıyor ve mutlaka ayrı bir anlam taşıyordur.

Bizim asıl görmek istediğimiz ise Türkiye ile Amerika arasında zaman zaman tartışma konusu olan Karun Hazinesi idi. Ne yazık ki müzenin o bölümü o gün kapalıymış; içeride bir davet varmış ve hazine tam da o kapalı bölümde kalmış!
Durumu oradaki görevliye neredeyse patlamaya hazır bir halde anlattık. Kadın ise son derece sakin ve nazik bir şekilde “Haklısınız, o zaman bilet ücretinizi iade edelim” dedi.
Biz de “Para önemli değil, biz burayı görmek için geldik” deyince, “Siz yine açık bölümleri gezin, ama biz yine de ücretinizi iade edeceğiz” diye ısrar etti.
Sonuçta müzenin yarısını da olsa gezebildiğimiz için memnun ayrıldık. Ama o gün aklımızda en çok kalan şey ne Karun Hazinesi oldu ne de müzenin dev koleksiyonu…

Bazen bir şehri unutulmaz yapan şey insanların kibarlığı oluyor.. 🙂

17 – New York günleri 4 – Karavan ile New York Turu: Battery Park, BM ve Holl>and Tüneli Macerası>

___________________________________________________________________________________________________________

Karavan ile Amerika

1-Karavan ile Amerika hazırlıkları
2-Nihayet gemideyiz…
3-Akdeniz’de Cebelitarık boğazına doğru 
4-Cebelitarık boğazını geçiyoruz…
5-Atlas okyanusunda seyir
6- Amerika’dayız
7-Philadelphia
8-Baltimore
9-Ontario gölüne doğru
10-Niagara
11- Niagara Şelalesi’nden Kanada’ya
12- Old Fort Niagara
13-Göl Rüzgârından Şehrin Işıklarına: New York Yolundayız
14 – New York günleri 1 – İkiz Kuleler: Bir Zamanın İçine Yolculuk
15 – New York günleri 2 – Özgürlük Anıtı ve Ellis Adası Gezisi
16 – New York günleri 3 – Yürüyerek Keşif: Central Park’tan 5. Cadde’ye, The Met’ten SoHo’ya
17 – New York günleri 4 – Karavan ile New York Turu: Battery Park, BM ve Holland Tüneli Macerası
18 – Philadelphia’nın tarihi Baltimo’un yengeçleri
19 – Washington D.C. Günleri 1 – Ay Taşına Dokunduğumuz Gün
20 – Washington D.C. Günleri 2 – Capitol’de Tansu Çiller ile Aynı Gün
21 – Washington D.C. Günleri 3 – Washington Büyükelçiliği’nde Unutulmaz Bir Akşam
22 – Washington D.C. Günleri 4 – Hillary Clinton Davetiyesiyle Beyaz Saray
23 – Washington D.C. Günleri 5 – CIA Macerası

Yorum bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir