Ay Taşına Dokunduğumuz Gün
13 Ekim1993
Bu gün Washington’da ilk günümüz. Sabah heyecanla hazırlanıp şehri keşfe çıktık.
Washington D.C., Dünyanın en güçlü ülkesinin başkenti, televizyonlardan ve filmlerden tanıdığımız anıtlar, müzeler ve tarihi binalar nihayet karşımızda. Dört gün boyunca bu etkileyici şehri adım adım keşfedeceğiz. Şehir 18. yüzyılın sonunda kurulmuş, geniş bulvarları, anıtları ve müzeleriyle dikkat çekici. Özellikle National Mall çevresi şehrin en önemli bölgesi . Burada United States Capitol, White House ve Lincoln Memorial gibi simge yapılar yer alıyor. Washington da en çok merak ettiğimiz şeylerden biride müzeler. Smithsonian Institution’a bağlı dünyaca ünlü ve çoğu ücretsiz müzeler ziyaretçilere zengin bir kültürel deneyim sunuyor; Hem tarihi anıtları hem Amerika’nın siyasi merkezi olarak Washington, geçmiş ile günümüzü bir arada yaşayabileceğiniz etkileyici bir şehir.
Şehirde ufak bir turun ardından karavanımızı uygun bir yere park edip başladık yürümeye. Tabii ki başalngıç noktamız şehrin kalbi National Mall
National Mall Washington’un kalbi

Karavandan inip yürümeye başladığımızda kendimizi bir film sahnesinin içindeymiş gibi hissediyoruz. Bir yanda United States Capitol, ilerledikçe karşımıza çıkan Washington Monument ve en sonunda Lincoln Memorial… Hepsini daha önce defalarca görmüş gibiyiz ama orada, o an, kendi gözlerimizle görmek bambaşka bir duygu. Yavaş yavaş yürüdük, acele etmeden, her anın tadını çıkararak…


O geniş ve görkemli alanın ortasında yürürken bir anda karşımıza çıkan Smithsonian Carousel, dönme dolap sanki bizi çocukluğumuza götürdü. Rengârenk görüntüsü ve etrafındaki neşeli kalabalık, şehrin o ciddi ve resmi havasını bir anda yumuşatıyor. Hemen arkasında yükselen Arts and Industries Building ise kırmızı tuğlaları ve zarif mimarisiyle adeta geçmişten günümüze uzanan bir köprü gibi.
Smithsonian National Air and Space Museum
Yol boyunca yürürken sağlı sollu sıralanmış her biri dünya çapında müzelerin önünden geçiyoruz. Bu gün sadece etraf gezeceğiz derken karşımıza Washington’daki ünlü Hava ve Uzay Müzesi çıkınca dayanamadık ve içeri girdik. Burası Washington’da en çok görmek istediğim bir yerlerdendi.

Smithsonian National Air and Space Museum, sadece bir müze değil adeta insanlığın gökyüzüne uzanan hayallerinin somutlaşmış hali; Smithsonian Institution bünyesinde yer alan bu etkileyici mekânda, ilk uçuş denemelerinden uzay yolculuklarına kadar uzanan tarihi adım adım takip ederken, Apollo 11 Moon Landing gibi insanlık tarihinin en önemli anlarına tanıklık etmiş objeleri yakından görmek bizi derinden etkiledi


Uzay araçları, astronot kıyafetleri ve o döneme kadar sadece belgesellerde gördüğümüz teknolojilerle ilk kez bu kadar yakından karşılaşmak gerçekten büyüleyici. Özellikle Ay görevleriyle ilgili bölümler bizi çok etkiledi. İnsanlığın uzaya çıkış hikâyesini adım adım takip ederken, tarihin içinde yürüyormuş gibi hissediyoruz.
Ve belki de o günün en unutulmaz anı… Ay’dan getirilen gerçek bir taşa dokunma fırsatı bulmamız. O anı tarif etmek gerçekten zor. Yıllar boyunca gökyüzünde hayranlıkla baktığımız Ay’dan kopup gelmiş bir parçaya elimizi değdirmek, insanın tüylerini diken diken eden bir deneyim. Kısacık bir temas ama etkisi çok uzun süren bir anı olarak hafızamıza kazındı.
Bu müze o kadar etkileyici ki ; zaman zaman birbirimize dönüp “Gerçekten buradayız!” diyoruz.
Müzede uzun uzun gezdikten sonra dışarı çıktığımızda keyifli ve yorgun bir şekilde karavanımıza dönüp günü bitirmeye karar verdik.
14 Ekim1993
Bu gün Washington gezisine devam ediyoruz.
Sabah şehre inip karavanımızı parke ettikten sonra gezimize başladığımızda heyecan verici bir sürprizle karşılaştık.

Yıllarca detayları konuşulan Tansu Çiller’in Amerika ziyareti tam da bizim orada olduğumuz tarihe denk gelmiş. Ve Washington sokaklarında gezerken Tansu Çiller’in konvoyu önümüzden geçti.. Türk bayrakları ile donatılmış konvoyu görünce bir anda vatan hasreti sarı verdi.
Amerika Birleşik Devletleri Kongre Binası Capitol
Öncelikle Washington, D.C.’nin kalbinde yükselen Capitol Binasını gezmek istiyoruz.
Bina, Amerika Birleşik Devletleri Kongresi’nin toplandığı ve federal yasaların şekillendiği tarihi bir merkez. Temeli 1793 yılında atılan yapı, iki yüzyılı aşkın süredir Amerikan demokrasisinin en güçlü sembollerinden biri. Beyaz kubbesi, etkileyici neoklasik mimarisi ve Capitol Hill üzerindeki konumuyla yalnızca bir devlet binası değil, aynı zamanda Amerikan siyasi tarihinin yaşayan bir anıtı. Senato ve Temsilciler Meclisi burada çalışmalarını yürütürken, dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçiler, devletler arası görüşmeler burada yapılıyor.

Capitol binasına geldiğimizde bizi bir başka sürpriz bekliyor. Tam da o sırada Tansu Çiller binaya giriş yapıyor. Etraftaki Türkçe konuşmaları duyunca heyecanlanmamak mümkün değil. Gazeteciler, korumalar gurubu binanın önünde.. Ve Tansu Çiller geliyor.

Bu heyecan verici görüntünün ardından gazeteciler gurubunun arkasına takılıp binaya giriyoruz.

İçeri girdiğimizde hem Türk heyeti ile birlikte olmanın, hem de bu muhteşem binan içinde olmanın heyecanı sarıyor. Gazeteciler arasında yıllardır haberlerini takip ettiğimiz Mehmet Ali Birand’ı görünce kendisi ile tanışma ve sohbet etme şansımız oldu. Binanın içerisinde bir süre yürüdükten sonra Tansu Çiller toplantılarına başlarken bizde Washington gezimize devam etmek zere binadan ayrılıyoruz.
Capitol’den ayrılıp Lincoln Memorial’ a doğru müzelerin arasından geçerek National Mall‘u baştan başa yürümeye başlıyoruz. Amerikan tarihinin görkemli yapıları arasında sıra dışı görüntüler eşliğindde önce karşımıza Washington Monument çıkıyor.
Washington Monument

Şehrin hemen her noktasından görülebilen bu görkemli anıt, Amerika’nın ilk başkanı George Washington’un anısına inşa edilmiş.
1848 yılında yapımına başlanan anıtın inşası çeşitli nedenlerle uzun süre durmuş, ancak 1884 yılında tamamlanabilmiş. Yaklaşık 169 metre yüksekliğiyle dünyanın en yüksek taş yapılarından biri olan Washington Monument, beyaz mermer, granit ve kumtaşından inşa edilmiş. Dört yüzü de aynı görünüme sahip olan anıtın sade ve zarif tasarımı, George Washington’un liderliğine duyulan saygıyı yansıtıyor.
Çevresindeki geniş yeşil alanlar, Lincoln Memorial ve Capitol Binası’na uzanan manzarasıyla Washington’un tarihî dokusunu iliklerinize kadar hissedeceğiniz muhteşem bir nokta. Washington Monument’i belki yüzlerce kere fotoğraflarda, filimlerde görmüş olsakta gerçeği bambaşka bir duygu.

Washington ‘a gelip de National Mall‘un simge manzaralarından birinin önünde durmamak mümkün mü?
Bayrak direklerinin altına oturup manzaranın tadını çıkarıyoruz. İşte karşımızda Fıskiye Havuzu (Reflecting Pool) , arkasında Lincoln Anıtı (Lincoln Memorial) ve daha da arkada Şehir manzarası.
Kalkıp Lincoln Anıtı (Lincoln Memorial) a doğru yürümeye başlıyoruz.
Lincoln Anıtı (Lincoln Memorial)

Lincoln Anıtı yaklaştıkça daha da görkemli gözüküyor.
Anıt Amerika Birleşik Devletleri’nin 16. Başkanı olan Abraham Lincoln anısına yapılmış. Lincoln Memorial, 1922 yılında ziyarete açılmış. Antik Yunan tapınaklarından esinlenen mimarisi ve içinde yer alan yaklaşık 6 metre yüksekliğindeki Lincoln heykeliyle ABD’nin en önemli ulusal anıtlarından biri.

Amerikan tarihinin en önemli liderlerinden birinin anısını yaşatan bu etkileyici yapıyı yakından görmek unutulmaz bir deneyim oldu.
Bu günü bir başka etkileyici yapıyı ziyaret ederek bitiriyoruz. Thomas Jefferson Anıtı
Thomas Jefferson Anıtı

Potomac Nehri kıyısında, ağaçlarla çevrili sakin bir noktada yer alan bu anıt, Amerika Birleşik Devletleri’nin üçüncü başkanı ve Bağımsızlık Bildirgesi’nin başlıca yazarlarından biri olan Thomas Jefferson’un anısına yapılmış.
1943 yılında tamamlanan anıtın mimarisi, Jefferson’un hayranlık duyduğu klasik Roma yapılarından esinlenmiş. Beyaz mermerden inşa edilen kubbeli yapı çok zarif . İçeride ise Thomas Jefferson’un bronz heykeli ve özgürlük, demokrasi ve insan hakları üzerine söylediği sözler yer alıyor.
Anıtın bulunduğu alan, Washington’un en huzurlu köşelerinden biri . Özellikle çevresindeki kiraz ağaçları ve göl manzarası ile eşsiz bir yer. Biz de bu günkü gezimizi burada kısa bir mola vererek tamamlıyoruz.


Yorum bırak