22 – Washington D.C. Günleri 4

Hillary Clinton Davetiyesiyle Beyaz Saray

< 21 – Washington D.C. Günleri 3 – Washington Büyükelçiliği’nde Unutulmaz Bir Akşam

16 Ekim1993

Beyaz saray – White House

Bu gün erkenden yola çıkıyoruz… White House’u gezeceğimiz için çok heyecanlıyız.

Washington gezisinin en çarpıcı kısmı tabii ki Beyaz Saray . Dünyanın en tanınmış binalarından birini görmek çok etkileyici. Çok tanıdık girişe yaklaştığımızda kendimizi bir filimin veya haberlerin içinde hissediyoruz.

1792 yılında yapımına başlanan ve 1800 yılından bu yana Amerikan başkanlarının resmî konutu olarak kullanılan Beyaz Saray, dışarıdan göründüğünden çok daha etkileyici bir yapı. Neoklasik mimari tarzıyla inşa edilen bina, altı katlı olup toplam 132 odadan oluşuyor. Yıllar boyunca birçok başkana ev sahipliği yapan bu yapı, aynı zamanda Amerika’nın en önemli siyasi kararlarının alındığı merkezlerden biri.

Ve beklediğimiz an geliyor.

Hillary Clinton imzalı davetiyemizle Beyaz Saray’ın kapısından içeri giriyoruz.

İçeri girdiğimizde tarih adeta her köşede hissediliyor. Salonlar, tablolar, mobilyalar ve dekorasyon, Amerika’nın geçmişinden izler taşıyor. Özellikle devlet konuklarının ağırlandığı görkemli salonlar büyük ilgi çekici. Bir yandan bu tarihi atmosferi yaşarken, diğer yandan burada dünyanın kaderini etkileyen sayısız görüşmenin yapıldığını düşünmeden edemiyoruz.

Beyaz Saray’ın bahçeleri de en az bina kadar etkileyici. Özenle düzenlenmiş çimler, rengârenk çiçekler ve asırlık ağaçlar arasında dolaşırken buralar nelere sahne olmuştur diye düşünüyor insan . Bahçeden binaya baktığımızda, televizyonlarda ve haberlerde gördüğümüz o ünlü görüntünün tam karşısında durmanın heyecanını yaşıyoruz.

Türk plakalı karavanımızla Amerika kıtasını gezerken Beyaz Saray’ın önünde bulunmanın heyecanını bambaşka. Türkiye’den yola çıkıp binlerce kilometre ötede, dünyanın en çok tanınan yapılarından birinin karşısında durmak gerçekten farklı bir duygu.

Washington gezimizin sonuna geldik şehirden ayrılmadan önce şehirde küçük bir tur atıp veda edeceğiz.

Şehirden ayrılmadan önce görmek istediğimiz bir yer daha var Friendship Archway (Dostluk Kemeri)

Friendship Archway (Dostluk Kemeri)

Washington’un ilginç noktalardan biri de Çin Mahallesi’nin girişinde yer alan Friendship Archway (Dostluk Kemeri) oluyor. Çin ve Amerika arasındaki dostluğun simgesi olarak inşa edilen bu görkemli kemer, geleneksel Çin mimarisinin renkli ve süslü detaylarını taşıyor.

1986 yılında tamamlanan kemer, Çin hükümetinin katkılarıyla yapılmış ve Pekin’den getirilen parçalarla inşa edilmiş. Üzerindeki binlerce renkli motif, ejderha figürleri ve altın süslemeler ilk bakışta dikkat çekiyor.

Kemerin altından geçerken kendimizi bir anda Washington’dan çok Uzak Doğu’nun bir kentindeymiş gibi hissediyoruz. Çevresindeki restoranlar, dükkânlar ve hareketli sokaklar bölgeye farklı bir atmosfer katıyor.

Washington’a veda ediyoruz… Batıya Chicago ya doğru yola çıkıyoruz.

Ama heyecan bitmedi…

CIA Center

Washington’dan ayrılıp Virginia tarafına geçtiğimizde kendimizi bir anda dünyanın en ünlü istihbarat kuruluşlarından birinin kapısında buluyoruz. CIA merkezine giden yol üzerindeki tabelayı görünce durup bu anı ölümsüzleştirmeden geçmek istemedik. Roni’de James Bond pozu vermeden duramadı…

Türk plakalı karavanımızla CIA’nın giriş tabelasının önünde fotoğraf çektirdikten sonra merakımıza yenik düşüp merkezin girişine kadar gitmeye karar verdik. Kapıdaki görevliler bizi durdurunca, büyük bir özgüvenle gazeteci olduğumuzu ve içeri girip merkezi görmek istediğimizi söyledik. Görevliler ise hiç tereddüt etmeden nazik ama kesin bir şekilde bunun mümkün olmadığını söylediler. Roni israr etmeye çalıştı ama bulunduğumuz yeri düşününce bir U dönüş yap dışarı çıktık.

O an bize son derece mantıklı gelen bu girişimimizi günler sonra hatırladığımızda ise kahkahalarımızı tutamıyoruz. Dünyanın en gizli ve en güvenlikli kurumlarından birinin kapısına kadar gidip “Gazeteciyiz, içeri gezebilir miyiz?” diye sormak gerçekten de biraz delilik oldu!

Dünyanın en gizemli kurumlarından birinin girişinde, üzerinde Türk bayrağı bulunan karavanımızla verdiğimiz bu mola, bizi epey geciktirdi. Ama güzel bir anı oldu.

Washington’dan ayrılırken geriye Beyaz Saray, Capitol, büyükelçilik resepsiyonu ve CIA’nın kapısında yaşadığımız o unutulmaz macera kalıyor. Amerika yolculuğumuz devam ediyor ama Washington, hafızamızda her zaman ayrı bir yere sahip olacak.

23 – Washington D.C. Günleri 5 – CIA Macerası >

___________________________________________________________________________________________________________

Karavan ile Amerika

1-Karavan ile Amerika hazırlıkları
2-Nihayet gemideyiz…
3-Akdeniz’de Cebelitarık boğazına doğru 
4-Cebelitarık boğazını geçiyoruz…
5-Atlas okyanusunda seyir
6- Amerika’dayız
7-Philadelphia
8-Baltimore
9-Ontario gölüne doğru
10-Niagara
11- Niagara Şelalesi’nden Kanada’ya
12- Old Fort Niagara
13-Göl Rüzgârından Şehrin Işıklarına: New York Yolundayız
14 – New York günleri 1 – İkiz Kuleler: Bir Zamanın İçine Yolculuk
15 – New York günleri 2 – Özgürlük Anıtı ve Ellis Adası Gezisi
16 – New York günleri 3 – Yürüyerek Keşif: Central Park’tan 5. Cadde’ye, The Met’ten SoHo’ya
17 – New York günleri 4 – Karavan ile New York Turu: Battery Park, BM ve Holland Tüneli Macerası
18 – Philadelphia’nın tarihi Baltimo’un yengeçleri
19 – Washington D.C. Günleri 1 – Ay Taşına Dokunduğumuz Gün
20 – Washington D.C. Günleri 2 – Capitol’de Tansu Çiller ile Aynı Gün
21 – Washington D.C. Günleri 3 – Washington Büyükelçiliği’nde Unutulmaz Bir Akşam
22 – Washington D.C. Günleri 4 – Hillary Clinton Davetiyesiyle Beyaz Saray
23 – Washington D.C. Günleri 5 – CIA Macerası

Yorum bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir