Isalo

Isalo’dan Ifaty’ye

Taşlardan Denize Uzanan Bir Yolculuk

<Isalo National Park

28.11.2024

Bu güne kötü bir sürprizle başladık. Erkenden yola çıkmak üzere hazırlandığımız sırada şoförümüz aradı ve arabanın kötü halde olduğu ve bu arabayla devam edemeyeceğimizi söyledi. Tana’dan yeni bir araba yola çıkmış onu beklememiz gerekiyor. Bu durumda öğlenden önce yola çıkmayacağız.

Bu gün gideceğimiz yol uzun olduğundan her gecikme Madagaskar’ın zor yollarında geceye kalmamız anlamına geliyor. Ama yapacak bir şey yok.

Öğlen saatlerinde nihayet arabamız geldi yeni şoförümüz ile tanışıp hemen yola çıktık. İlk durağımız dün güneş batımında göremediğimiz Isalo Ulusal Parkı’n hemen yakınındaki Rüzgârın Şekillendirdiği Bir Doğa Harikası Lady Queen of Isalo ve La Fenêtre de l’Isalo (Isalo Penceresi) kaya oluşumları.

Lady Queen of Isalo – Taşların Kraliçesi

Yolda giderken ilk olarak Lady Queen of Isalo karşımıza çıktı. Bu kaya oluşumu, uzaktan bakıldığında başında taç taşıyan bir kadına benziyor. Yerel halk bu kayaya “Isalo’nun Kraliçesi” adını vermiş.

Lady Queen of Isalo

Bölge halkının bu kayayı bir tür koruyucu ruh olarak görüyor. Onlara göre Lady Queen, parkın ve çevresindeki canlıların bekçisiymiş. Gerçekten de bu kaya formuna baktığınızda sanki rüzgârın ve zamanın elleriyle özenle oyulmuş bir heykel görüyorsunuz. Lady Queen of Isalo Madagaskar için o kadar önemli ki paralarının üzerinde kendine yer bulmuş.

Lady Queen of Isalo

La Fenêtre de l’Isalo: Güneşin Tam Kalbinde Bir Pencere

Madagaskar gezimizin en merakla beklediğim duraklarından biri La Fenêtre de l’Isalo — yani Isalo Penceresi idi. Burasının özellikle gün batımında büyüleyici olduğunu okumuştum. Ancak biz oraya öğle vakti, güneş tam tepedeyken vardık. Başta “belki o meşhur manzarayı kaçırdık” diye düşündüm, ama manzara o kadar etkileyici ki hiçbir eksiklik hissetmedim.

La Fenêtre de l’Isalo

Kayaların arasında, rüzgâr ve zamanın şekillendirdiği bu doğal pencere, öğle güneşinde bambaşka bir güzelliğe bürünmüş. Işık, taşların sıcak renklerini ortaya çıkarıyor; altın, bej ve turuncu tonlar birbirine karışıyor. Gökyüzü neredeyse masmavi. Taşlara kadar yürüyüp delikten baktığımda uzakta dalga dalga uzanan vadiler muhteşem bir manzara oluşturuyor.

La Fenêtre de l’Isalo

Bu oluşum milyonlarca yıl boyunca rüzgâr ve erozyonun şekillendirdiği bir doğa mucizesi. Yerel halk buraya “doğanın gözü” dermiş; çünkü bu pencerenin içinden bakarken insan kendini sanki dünyanın kalbinde gibi hissediyor. burada saatlerce kalabilirim ama zaten geç yola çıktık biraz hızlanmamız gerekiyor.

Uzakta gördüğüm vadilere doğru yola çıkmak üzere arabaya doğru iniyoruz…

La Fenêtre de l’Isalo

Kayalık tepeleri ardımızda bırakıp güneye doğru giderken kısa bir süre sonra Ilakaka köyüne ulaştık.

Ilakaka: Madagaskar’ın Kalbinde Parlayan Tozlu Bir Mavi

Madagaskar ile ilgili araştırma yaparken Ilakaka ile ilgili bir fikrim vardı. Yıllar önce seyrettiğim Kanlı Elmas filiminin etkisi mi bilemiyorum ama Ilakaka’yı görmek bile istemiyordum. Zorluklarla çalışan madencileri görmek çok üzücü olacaktı. Ama oraya vardığımda bambaşka bir dünyanın kapısını araladığımı hissettim.
Burada küçücük bir taş parçasını bulup biraz para kazanmanın umudunu gördüm..

Ilakaka, Madagaskar’ın safir başkenti olarak biliniyor. Bir zamanlar küçücük, sessiz bir köy olan Ilakaka, 1990’ların sonunda safir taşlarının keşfedilmesiyle bir anda büyümüş. Şimdi ise tozlu yolların iki yanında uzanan kuyular, küçük taş dükkânları ve elinde kürekle çalışan madencilerle dolu.

Ilakaka

Kasabadan geçerken, her şey bu taşın etrafında döndüğünü görmek ilginç oldu. İnsanlar çoluk çocuk umutla kazıyor, satıyor, pazarlık yapıyor… Her yüzün ardında biraz yorgunluk ama aynı zamanda “belki bir gün” umudu var.

Ilakaka

Ilakaka, bir yönüyle Madagaskar’ın vahşi gerçekliğini, diğer yönüyle de doğanın mucizelerini gösteriyor.
Toz, sıcak, taşlar, insan hikâyeleri… Hepsi bir arada.

Ilakaka’ ‘yı arkamızda bırakıp yola devam ediyoruz.

Yolda ilerledikçe etraf çoraklaşıyor dümdüz bomboş arazide yol alıyoruz.

Ilakaka

Yola devam ediyoruz.. uzun bir süre sonra bir kasabaya gelince manzara tamamen değişiyor.. Sokaklar kalabalık..ssğda solda satıcılar yürüyenler..

Madagaskar sokakları

Burada ufak bir kahve molasının ardından yola çıktığımızda artık çevremiz çöle dönüştü.

Madagaskar sokakları

Bu bölge o kadar az yağış alıyor ki yağmur buranın halkı için büyük bir mutluluk kaynağı. Şoförümüz yağmur yağdığında insanların sokaklara çıkıp yıkandığını ellerindeki her kaba su doldurmaya çalıştıklarını anlattı.

Yolda yürüyenler ve zibu arabaları akşamın yaklaştığının habercisi gibi. herkes evine dönmeye çalışıyor.

Madagaskar sokakları

Madagaskar sokakları

Güneş alçalmaya başladığından artık endişelenmeye başladık.. daha uzun yolumuz var. Derken yağmur başladı. Yollar çamura bulandı. Ve

Madagaskar sokakları

Bizim de endişemiz artmaya başladı. Ama bu günün macerası daha bitmemiş. Madagaskar bize başka sürprizlerde hazırlamış.

Şehirden uzaklaştığımızda birden önümüzdeki arabalar durdu. Ne olduğunu anlamaya çalışırken, şoförümüz ileride dağlardan gelen sular nedeni ile yolun kapandığını söyledi. İnanılmaz gibi geliyor insana,
Ülkenin Baş kenti ile ülkenin güneybatısındaki ticaret, ulaşım ve turizm merkezi Toliara arasındaki yoldayız..

Madagaskar sokakları

İlerimizde su şelale gibi akıyor herkes durmuş bekliyor. Yağmur dinip suyun debisi azalmaya başlayınca yüksek arabalar ve arkasındaa ilk cesurlar karşıya geçmeye başladı. Biz acele etmek istemiyoruz biraz daha bekledik va yaklaşık 1 saatin ardından bizde suları yara yara yola devam ediyoruz.

Kısa bir süre sonra hava değişiyor camları açtığımızda içeri Hint Okyanusu’nun nemli havası giriyor. Günlerdir denizden uzak kalınca denizin kokusunu içime çekiyorum..

Nihayet hava tam kararmadan Toliara‘ ya giriyoruz. Marketler kapanmadan biraz alışveriş yapmak istiyoruz. Şoförümüze marketin nerede olduğunu biliyor musun dediğimizde bildiğini söyleyince hızlıca gidip alışveriş yapıp Ifaty ye doğru yola çıkalım dedik. Ama yolu pek bilmiyormuş ki kaybolduk. Başka zaman olsa ‘şehri geziyoruz önemli değil’ der geçerdik ama çok geç kaldık. Sonunda sora sora marketi bulup bir şeyler alıp , sadece 25 km olsa da 40 dakika sürece Ifaty yoluna çıktık.

Toliara bölgedeki en büyük şehir ve Ifati Madagaskar’ın popüler tatil beldesi. Bu nedenle Toliara – Ifaty Yolu daha öne geldiğimiz bozuk yollardan farklı olarak düzgün ve asfalt.

Sonunda kiraladığımız çiftlik evine geliyoruz. Herkes yorgunluktan bitmiş vaziyette. Ama evi görünce keyfimiz yerine geldi tropikal bitkilerin arasına saklanmış eskinin ihtişamını hala üzerinde taşıyan ahşap bir çiftlik evinde kalacağız.

Ev sahibemiz Fransız eşi ile birlikte bu evi yapmış ve uzun yıllar burada yaşamış. Bize en yakın lokantayı tarif etti ve hiç vakit kaybetmeden yemeğe gittik.

Bir şeyler yer hemen döneriz derken lokantanın sahibi ile tatlı bir sohbete daldık. Bize lokal içkiler ikram etti. Çok keyifli bir gece oldu. Dönüşte tekrar gelmek ümidiyle ayrıldık lokantadan. Ve kendimizi yataklarımıza attık..

Ifaty >

——————————————————————————————————————————————————

GEZİ PROGRAMI;

MADAGASKAR

21.11.2024 Madagaskar’ı keşfetmeye hazırız
22.11.2024 Antananarivo yada Tana
22.11.2024 Antananarivo-Andasibe yolunda
22.11.2024 Andasibe-Mantadia Ulusal Parkı
23.11.2024 Andasibe-Antsirabe yolunda
24.11.2024 Antsirabe
24.11.2024 Antsirabe’den Ranofarma’ya
25.11.2024 Ranomafana Ulusal Parkı
25.11.2024 Fianarantsoa : Madagaskar’ın Gizli Cenneti
26.11.2024 Fianarantsoa’dan Ranohira’ya…
26.11.2024 Anja Community Reserve: Lemurların Arasında, Doğanın Kalbinde
27.11.2024 Isalo National Park
28.11.2024 Isalo’dan Ifaty’ye
28.11.2024 Ifaty
28.11.2024 Ifaty’den çıkıp macera dolu bir yolculuğa başlıyoruz
29.11.2024 Ankasy Lodge

Yorum bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir