19 Eylül 1993
Yavaş yavaş, etrafı geze geze nihayet Niagara şelalerine geldik. Kalacağımız kampinge akşam ulaştığımızda Niyagara şelalesinin sesi bize hoş geldin der gibi. Şelale bize 11 km uzakta olsa da daha şelaleyi görmeden varlığını hissediyor insan.
Niagara şelalesine Eri Gölü ile Ontaryo Gölü’nü birbirine bağlayan Niagara Nehri üzerinde dünyanın en görkemli şelalelerinden biri. Nehrin diğer tarafı Kanada. Niagara Şelaleleri gerek Kananda tarafı gerekse ABD tarafından tam bir turist cenneti olarak düzenlenmiş.
Şelaleleri ne şekilde isterseniz öyle görebilirsiniz. İster nehrin iki yakasında kurulmuş olan kulelerden ister bir helikopter ile havadan, ister bir tekne turuna katılarak şelalelerin dibinden ya da ıslanmayı göze alıp yürüyerek şelale boyunca kayalardan aşağı inerek….

Biz de önce güzel ve bakımlı parkta şelale boyunca yürüdük. Şelale, daha yanına gelmeden çok uzaklardan duyulan sesi ile insanı etkiliyor, yanına gelince ise bunca suyun bu süratle akışı ve sonra 560 metre yükseklikten aşağıya dökülüşü insanı ürkütüyor…

Niagara Şelalesi’nin kenarında durunca doğanın gücünü gerçekten hissediyorsunuz. Gürültüsü, yükselen su buharı ve kesintisiz akan suyun yarattığı manzara büyüleyici. Hemen yanında yükselen seyir kulesi, şelaleyi farklı bir açıdan izleme fırsatı verirken; arka plandaki Rainbow Bridge ise ABD ile Kanada’yı birbirine bağlıyor. Aynı noktadan hem şelalenin coşkusunu hem de iki ülke arasındaki bu sembolik köprüyü görmek Niagara’yı daha da etkileyici kılıyor. Fotoğraflar güzel olsa da, asıl his orada durup o sesi dinlediğiniz anda başlıyor.

Eylül ayı İstanbul’da hala yazdır ama buralara soğuklar gelmiş bile. Bir de şelaleden çıkan serinlik buna eklenince, kalın anorakları giymek zorunda kaldık. İyi ki de giymişiz şelaleyi yukarıdan görmek yetmedi bir de yürüyerek dibine inelim dedik.

Üzerimize naylon yağmurluklar verdiler de nispeten daha az ıslandık. Ama bu inişte ıslanmaktan daha önemli olan şey şelalenin altına inerken, ıslak merdivenlerden düşmemeyi başarmak mış.

Aşağıya indiğimizde dakikada 6 milyon litre suyun üzerimize doğru akmasını seyrettik. Suyun sesi o kadar yüksekti ki rehberimizin anlattıklarını duymakta zorluk çekiyorduk. Yağmurluğun arasından ıslanmamaya çalışarak fotoğraf çekmeye çalışırken, bir taraftan da müsait bulduğumuz yerlere tutunarak suyun oluşturduğu rüzgârdan savrulmamaya çalışıyorduk.

Yukarı çıkarken çok heyecanlı ve güzel bir deneyim yaşadığımızı düşünüyorduk. Fakat yukarı çıkıp da sırılsıklam pantolonlarımız ve ayakkabılarımız donmaya başlayınca, bunun fazla ıslak bir deneyim olduğuna karar verdik.
Çok üşüsekte keyifli bir gün geçirdik. Artık karavanımıza dönüp dinlenme vakti.
20 Eylül 1993
Bu gün arabanın ufak tefek tamirlerini yapmak için bir tamirciye gideceğiz. Sonrada Niyagara nehri boyunca ontario göiüne doğru küçük bir gezi yapacağız.
Nehir boyunca ontaryo gölüne giderken solumuzda Niagara nehri olanca gücü ile akıyor.

Niagara’dan sonra nehir boyunca ilerlediğinizde, Lewiston civarında ABD ve Kanada’nın dev hidroelektrik santrallerini görüyorsunuz. Şelalenin yakınında kurulan hidroelektrik santraller ise doğanın bu gücünden nasıl yararlanıldığını gösteriyor. ABD ve Kanada’nın yaptığı anlaşma sayesinde su kontrollü kullanılıyor; aksi halde bu doğa harikası zarar görebilir. Bu noktadan sonra nehrin debisi düşüyor ve sakin sakin akmaya devam ediyor.
Lewiston’da nehir kenarında kısa bir mola verdik; küçük ama çok huzurlu bir kasaba. Biraz dinlendikten sonra yola devam ediyoruz. 15 dakikalık bir sürüşün ardından Youngstown kasabasına ulaşıyoruz.

Niagara Şelalesi’nin yoğun kalabalığı ve gürültüsünü geride bırakıp kuzeye doğru ilerledikçe manzara yavaş yavaş sakinleşiyor. Niagara Nehri’nin Ontario Gölü’ne kavuştuğu noktada yer alan küçük Youngstown kasabası, bu rotada beklenmedik derecede huzurlu bir durak oldu. Karavanımızla göl kıyısında kısa bir mola verip yürüyüş yaptık, manzaraya karşı kahvemizi içtik.

Nehir kenarında yürürken karşımıza çıkan balıkçıları izlemeden geçemedik. bu bölgede kıyı balıkçılığı oldukça yaygın. Somon, alabalık ve levrek türleri için burası popüler bir av bölgesi. Yerel halk ve günübirlik gelen balıkçıların sık sık portatif masalarda ya da teknelerinin yanında balık temizlediklerini öğrendik.
Tarihi dokusu ve dingin atmosferiyle Youngstown, şelale sonrası yolculuğa hem nefes aldıran hem de bölgenin farklı bir yüzünü gösteren keyifli bir nokta olarak aklımızda kaldı.
11- Niagara Şelalesi’nden Kanada’ya>
___________________________________________________________________________________________________________
1-Karavan ile Amerika hazırlıkları
2-Nihayet gemideyiz…
3-Akdeniz’de Cebelitarık boğazına doğru
4-Cebelitarık boğazını geçiyoruz…
5-Atlas okyanusunda seyir
6- Amerika’dayız
7-Philadelphia
8-Baltimore
9-Ontario gölüne doğru
10-Niagara
11- Niagara Şelalesi’nden Kanada’ya




Yorum bırak