Madagaskar’ın Yeşil Kalbi
Madagaskar’ın güneydoğusunda yer alan Ranomafana Ulusal Parkı, UNESCO Dünya Mirası listesinde bulunan Atsinanana yağmur ormanlarının bir parçası. 1991 yılında kurulan bu park, hem biyolojik çeşitliliği hem de doğal güzellikleriyle dünyanın dört bir yanından doğa severleri kendine çekiyor.
Parka yaklaştıkça nem artıyor. Arabanın klimasından kurtulup camları açınca içeri mis gibi hava doluyor. Kuş sesleri ve manzara insanı büyülüyor.

Bu geceyi geçireceğimiz Foret Austral‘ a geliyoruz. Ormanın içinde kulübelerden oluşan longe doğanın iliklerimize kadar hissettiğimiz bir yer. Kulübemize yerleşip hava iyice kararmadan yemek bölümüne geçiyoruz. Buranın sahibi tarafından pişirilen lokal yemeğimizi yedikten sonra uyku vakti deyip odamıza gidiyoruz.
Odamız sazlardan yapılmış. Her türlü böcek girebilir. Bunun için yataklarımıza cibinlik konmuş ve oda ilaçlanmış.

Uyumadan önce dışarı çıkıp biralarımızı elimize alıp ormanın keyfini çıkarmaya karar verdik. Hemen odanın yanından biraz yürüyüp bir taşın üzerine kuruluyoruz. Aslında biraz daha yürürdük ama biraz korkutucu geldi. Orman karanlık ve kuşların çığlıkları ile dolu.

Oturduğumuz süre boyunca dev bir salyangoz bize eşlik etti. Bu dev salyangoz sadece bu bölgede yaşıyor. Boyu yaklaşık 10 cm. Madagaskar’ın müthiş doğasına şahitlik ediyoruz.

Odamıza geçip cibinliklerin altına girdikten sonra kuş sesleri arasında uykuya daldık. Bir süre sonra hemen başucumda bir sesler duymaya başladım. Bu bir yılan mı? Yok değildir diye kendimi rahatlatmaya çalışsam da uyumak ne mümkün. Ses gittikçe arıyor. Artık bunun büyük bir hayvan olduğuna karar verdim. İçeri girer mi acaba? Sonunda hiç bir şey olmayacağına kendimi ikna edip uykuya yenik düştüm. Sabah otel sahibine sorduğumda kuş veya Lemur olabileceğini ama yılanlarında buralara geldiğini söyledi..
25.11.2024
Sabah gün doğumunda uyanıp hızlı bir kahvaltının ardından heyecanla beklediğim Ranomafana’yı görmeye gidiyoruz.

Araba ile birkaç dakikalık yoldan sonra işte parkın girişindeyiz. Giriş biletlerini alıp rehberimizle tanıştıktan sonra uzun bir doğa yürüyüşü bizi bekliyor.
Park yaklaşık 41.600 hektar alanı kaplar ve yoğun yağmur ormanlarıyla çevrili. Burada yürüyüşe çıktığımızda kendinizi adeta devasa bir açık hava botanik bahçesinde buluyoruz. Yüksek ağaçlar, sarmaşıklarla kaplı dallar, egzotik çiçekler ve sürekli duyulan kuş cıvıltıları, Ranomafana’yı unutulmaz bir deneyime dönüştürdü.
Önce bir akarsuyun üzerindeki köprüyü geçip devasa ağaçların arasına dalıyoruz.


Yüksek ağaçlar ve tropikal bitkiler etrafımızı sarıyor.

Yürüdükçe rehberimiz bize burada yaşayan hayvanları gösteriyor. Çoğu dünyada sadece bu ormanlarda yaşıyor.
Dünyanın en küçük kurbağası
Bizi ilk olarak küçük bir kurbağa karşılıyor. Anodonthyla eximia, Sadece bu ormanda yaşıyor. Dünyanın en küçük kurbağalarından biri, erkekleri ~9,7 mm, dişileri ~11 mm boyutunda oluyor.

Ormanın derinliklerinde ilerlerken rehberimiz bize başka bir şey gösteriyor. O göstermese asla fark etmezdik.
Şeytan yaprak kuyruklu kertenkele

Bu şeytan yaprak kuyruğu gekosu. İlk bakışta kuru bir yaprak parçası gibi duran bu kertenkele, doğanın en usta kamuflaj sanatçılarından biri. Madagaskar’ın yağmur ormanlarında yaşayan bu tür, gündüzleri hareketsiz kalarak kendini dalların ve yaprakların arasında gizliyor, geceleri ise böceklerin peşine düşüyor. Kuyruğunun yırtık bir yaprağı andıran şekli ve gövdesindeki pütürlü desenler sayesinde çevresiyle neredeyse tamamen bütünleşebiliyor. Onu fark etmek öylesine zor ki, adeta ormanın ruhu gibi sessizce yanı başınızda duruyor.

Ormanın içinde zorlu yürüyüşe devam ediyoruz. Hava sıcak ve nemli..Bu havada birde yokuş çıkmak çok zorlaayıcı. Ama gördüğümüz doğa harikaları her şeye değiyor.
Boğa yılanı tam karşımda
Ormanın içinde yürürken birden yanımda bir kıpırtı hissetim. Biraz dikkatli bakınca, bunun kuru yaprakların arasında kıvrılmış kocaman bir boa yılanı olduğunu fark ettim. Bağırsam mı sessizce seyretsem mi bilemedim. Roni ve rehberimiz yanıma gelince bunun bir boğa yılanı olduğunu anladık. Renkleri ve desenleri, bulunduğu ortamla öylesine uyumlu ki, birkaç adım öteden bakıldığında fark etmek neredeyse imkânsız. Bu yılanlar zehirli değil; avlarını güçlü kaslarıyla sararak etkisiz hale getiriyorlar. Ormanın gizli sakinlerinden biriyle burun buruna gelmek, doğanın kamuflaj sanatına bir kez daha hayran kalmamı sağladı.


Ormanın Uğur Böceği
Ormanda daha da dikkatli yürümeye başladık. Bir anda gözüm bir yaprağın üzerinde parlayan minicik bir noktaya takıldı. Yakından bakınca bunun rengârenk desenlere sahip bir uğur böceği olduğunu fark ettim. Siyah zemin üzerine serpiştirilmiş sarı benekleri, adeta doğanın kendi sanat eseri gibiydi. Bu küçük canlılar sadece güzellikleriyle değil, aynı zamanda ekosistem için faydalarıyla da önemli. Zararlı böceklerle beslenerek doğadaki dengeyi korumaya yardımcı oluyorlar.
Bazen ormanın büyüsü devasa ağaçlarda ya da gizemli hayvanlarda değil, işte böyle küçücük yaprakların üzerinde saklı olabiliyor. 🌿✨
Yaprak Üzerinde Karşılaştığım Sürpriz: Waxy Tailed Flatid Planthopper Nymph
Ormanda yürürken, gözüme yaprağın ucunda duran beyaz, pamuksu bir şey takıldı. Önce rüzgârın getirdiği bir tüy sandım. Yakından bakınca hareket ettiğini görünce şaşkınlıkla fark ettim: bu minik canlı aslında bir böcek.
Arkasından çıkan ince beyaz iplikler, sanki minik bir kuyruğu varmış gibi gösteriyordu. Meğer bu balmumsu yapılar, düşmanlardan korunmak için geliştirdiği savunmasıymış. Kuşlar ya da böcekler genelde kuyruğa saldırıyor, o ise kurtuluyor.
Her ne kadar yaprak özsuyu emerek bitkilere zarar verse de, o an bana doğanın sakladığı küçük sürprizleri hatırlattı. Küçücük bir yaprağın üzerinde bile keşfedilecek mucizeler var.

Yukarılara çıktıkça orman sıklaşıyor. Ağaçlar yükseliyor.
Büyük bambu ağaçları ile kaplı bölgeye geldiğimizde Büyük bambu lemur larının seslerini duymaya başladık. Bambuların arsında bir gözüküp bir kayboluyorlar. Bazen yakınımıza yüz yüze gelsek de fotoğraf çekmek imkansız. Rehberimiz onları gördüğümüz için şanslı olduğumuzu çünkü sayılarının çok azaldığını anlattı. Sayıları kritik değerlerde. Yok olma riski çok yüksek bu nedenle koruma çalışmaları hayati öneme sahip.

Biraz daha ilerlediğimizde Madagaskar’ın yemyeşil ormanlarında yaşayan Kızıl Burunlu Kahverengi Lemur (Eulemur rufifrons) lar ağaçların tepesinde gruplar halinde daldan dala atlıyorlar. Adından da anlaşılacağı gibi kahverengi tüyleri ve kırmızımsı burnu ile dikkat çeken sevimli bir lemurları görmek çok heyecan verici.
Bu lemur türü, küçük aile grupları hâlinde dolaşıyor ve hem yaprak, meyve hem de çiçeklerle besleniyor. Onları doğal yaşamında görmek, bizim için unutulmaz bir deneyim oldu.


Ormanların içinde yorucu ama heyecan verici 4 saatlik yürüyüşün ardından Bölgenin en yüksek tepesi’ne ulaşıyoruz. Burası biraz daha serin ve gölgelik olduğundan biraz dinlenme zamanı.
Buraya ulaşmak için yağmur ormanları içinde 3.5 km yürüdük ve giriş kapısından 519 metre yüksekliğe tırmandık.


Seyir terasından yürüyüşe başladığımız noktayı aşağılarda görünce yürüyüşümüzün ne kadar uzun olduğunu gördük. Aynı yolu mu yürüyeceğiz diye düşünürken rehberimiz daha dik bir iniş parkurundan ineceğimizi ve yolun kısa süreceğini söyleyince sevinmedim desem yalan olur. Biraz dinlendikten sonra yola çıkma zamanı.

Dik çıkış kadar dik iniş te zor. Her an ayağı kayabiliyor insanın.
Biz yorgun halde inmeye çalışırken bir gurup kadın tepeye çıkıyordu. Başlarında taşıdıkları yüklerle hızlı hızlı kolayca tırmanıyorlar dik yokuşu.
Şaşırmadan edemedik. Ormanın içindeki bir kamp alanına erzak taşıyorlarmış. Bunca yolu bu yükle yürümeleri inanılır gibi değil.
Sonunda yürüyüşümüzü tamamladık otele dönüp bir duş alıp yola çıkacaağız.
Bunca yürüyüş ve temiz havanın ardından tabii ki çok acıktık. Tsry bizi yakındaki bir lokantaya götürdü. Yerel yemeklerin yapıldığı bu lokanta bu bölgeye gelen gezginlerle dolmuş. Daha önce yolda karşılaştığımız birkaç kişi ile bilgi alışverişi yapmadan duramıyoruz. Hangi hayvanları gördünüz ? Ne kadar yürüdünüz ? Nereye gidiyorsunuz ? Keyifli sahabetin ardından geceyi geçireceğimiz Fianarantsoa şehrine doğru yola çıkıyoruz.
Fianarantsoa : Madagaskar’ın Gizli Cenneti>
——————————————————————————————————————————————————
GEZİ PROGRAMI;
21.11.2024 Madagaskar’ı keşfetmeye hazırız
22.11.2024 Antananarivo yada Tana
22.11.2024 Antananarivo-Andasibe yolunda
22.11.2024 Andasibe-Mantadia Ulusal Parkı
23.11.2024 Andasibe-Antsirabe yolunda
24.11.2024 Antsirabe
24.11.2024 Antsirabe’den Ranofarma’ya
25.11.2024 Ranomafana Ulusal Parkı
25.11.2024 Fianarantsoa : Madagaskar’ın Gizli Cenneti
26.11.2024 Fianarantsoa’dan Ranohira’ya…
26.11.2024 Anja Community Reserve: Lemurların Arasında, Doğanın Kalbinde
27.11.2024 Isalo National Park
28.11.2024 Isalo’dan Ifaty’ye
28.11.2024 Ifaty
28.11.2024 Ifaty’den çıkıp macera dolu bir yolculuğa başlıyoruz
29.11.2024 Ankasy Lodge




Yorum bırak