Antsirabe

Antsirabe

Madagaskar’ın Serin Yayla Şehri

<Andasibe-Antsirabe yolunda

Tana’nın kaotik enerjisinden sonra burası daha dingin, daha serin bir şehir. Kolonyal binalar, at arabaları, bisikletli pousse-pousse ve termal kaplıcalarıyla bambaşka bir atmosfer… Yol boyunca gördüğüm doğa değişimi, adanın aslında tek bir yüzü olmadığını anlatıyor.

Şehre girdiğimizde hava iyice karardığından şehir gezisini sabaha bırakıp kalacağımız eve gidiyoruz.

Kalacağımız ev kolonyal mimarinin güzel örneklerinden. Taş tuğla ve ahşabın bir arada kullanıldığı geniş verandalı 2 katlı ev güzel bir bahçenin içinde.

Yüksek duvarlarla çevrilmiş bahçeye demir kapıdan girmeden önce ev sahibini arayıp kapıyı açmasını rica ettik. Aksi taktirde özellikle hava karardıktan sonra kapıları tanımadıklarına açmıyorlar.

Ev sahibemiz Madagaskar ın melezlerinden. Madagaskarlı ve yerli halk arasındaki evlilikten doğan bu melez ırk artık ülkenin büyük bir çoğunluğunu oluşturuyor. Eşi ile birlikte yıllar önce Fransa’ya taşınmış ve sonra emekli olunca ülkesine dönüp deden kalan evlerin restore edip burada yaşıyorlar. Evlerinin bir kısmını ise kiralıyorlar. Odamıza giderken bizi birer içki için salona davet edince çok sevindik. Güzel bir sohbetin ardından büyük ve zevkle döşenmiş odamıza geçip yarınki gezimiz için dinlenmeye çalışıyoruz.

24.11.2024

Sabah erkenden kalktığımızda bizi güzel bir kahvaltı bekliyor. Taze meyve suyundan yumurtaya ve çeşitli reçellere kadar her şey masanın üzerinde. İk defa yediğimiz Lychee meyvesinden yapılmış reçelin tadı damağımızda kaldı.

Ev sahibizle vedalaşıp Antsirabe’yi keşfe çıkıyoruz.

Antsirabe, Madagaskar’ın orta yaylalarında, başkent Antananarivo’dan yaklaşık 170 km güneyde yer alıyor.

Antsirabe, adını “buharlı su” anlamına gelen “sirabe” kelimesinden almış; çünkü şehir termal kaplıcaları ve doğal sıcak su kaynaklarıyla ünlü.
Fransız kolonyal döneminde baş kentte yaşayan Fransız kolonisinin kaplıcalar ve serin havası için geldikleri tatil yeriymiş. Şehre şık tatil evleri yaptırmışlar. O dönemden kalma kalma evler, kırmızı kiremitli çatıları ve geniş verandalarıyla dikkat çekiyor. Şehir sakin ve düzenli.
Antsirabe hala kaplıcaları ile bir çekim merkezi. Bir kaplıca keyfi yapmayı çok istesekde kısıtlı zaman yüzünden bu keyfi kaçırıyoruz.

Şehir içinde ulaşım için Pousse-pousse kullanılıyor. Bunlar bisiklet, at veya insan gücü ile çekilen küçük arabalar.

Şehir içinde ulaşım için Pousse-pousse kullanılıyor. Bunlar bisiklet, at veya insan güçü ile çelilen küçük arabalar.

Gezimizi planlarken Antsirabe de kurulan Sabotsy Pazarı‘nı mutlaka görmek istediğimizden buraya gelişimizi cumartesiye getirmeye çalıştık.

Sabotsy Pazarı

Antsirabe’deki en meşhur pazar, her Cumartesi günü kurulan Sabotsy Pazarı. Bu pazar, Madagaskar’ın en büyük açık hava pazarlarından biri olup, özellikle taze meyve, sebze ve yerel el sanatlarıyla ünlü. Pazar, sabahın erken saatlerinde kurulmaya başlıyor ve öğleden sonraları yoğunlaşıyor. Burada el yapımı sepetler, geleneksel kıyafetler ve takılar gibi hediyelikler de bulunuyor.

Bizde gezimize Sabotsy Pazarından başlamaya karar verdik. Pazarın dışında arabayı bırakıp pazara daha girmeden dışarıdan pazarın rengarenk, gürültülü hali belli oluyor.

İçeride ne arasan var. Tencereden elbiseye, cipsten meyveye.. Madagaskar’da çeşitli formlarda yapılmış cipsleri her yerde bulmak mümkün.

Pazarda ülkenin renkli insanlarını bir arada görüyoruz.

Pazardan kıpkırmızı Lychee lerden alıp şehri gezmeye devam ediyoruz.

Antsirabe içinde gezerken etrafın rengarenk görüntüsü tablo gibi yolları insanı iççine alıyor.

Antsirabe Tren İstasyonu

Antsirabe’nin en güzel binalarından biride tren istasyonu. 1923 yılında inşa edilen bu istasyon, Antananarivo ile Antsirabe arasındaki demir yolunun güney terminali olarak hizmet vermekteymiş. Ancak günümüzde tren seferleri yapılmıyor istasyon sadece güzel mimarisiyle şehri süslüyor.

İstasyon binası, Fransız kolonyal döneminin etkilerini yansıtan bir tasarıma sahip. Bina, İtalyan saraylarını andıran zarif detaylarla süslenmiş. Yüksek tavanlar, geniş pencereler ve simetrik cepheleri ile bir mücevher gibi yükseliyor.

Antsirabe’nin anıtları

İstasyonun hemen karşısında bir anıt bulunuyor.

Antsirabe’de, 29 Mart 1947’de başlayan ve yaklaşık iki yıl süren Madagaskarlıların Fransız sömürge yönetimine karşı başlattığı isyanı anmak amacıyla bir anıt yapılmış. Bu isyan, Madagaskar’ın bağımsızlık mücadelesinin önemli bir dönüm noktası ve ülkenin tarihindeki en kanlı olaylardan biri olarak kabul ediliyor. Anıt, Madagaskarlıların özgürlük ve bağımsızlık için verdikleri mücadeleyi simgeliyor.

Antsirabe’nin ana caddesi Grande Avenue üzerinde bir başka etkileyici anıt ise Fahaleovantena Tribes Monument. anıt, ülkenin kültürel çeşitliliğini ve bağımsızlık mücadelesini simgeliyor.

Anıt, zebu başı figürüyle tasarlanmış. Üzerine Madagaskar’ın 18 ana etnik grubunun isimleri yazılmış. Ayrıca, ülkenin ulusal marşı olan Fahaleovantena (Bağımsızlık) şarkısının ilk iki ölçüsünü içeren bir yazıt da buraya yazılmış.

Notre-Dame de la Salette Katedrali

Antsirabe’nin sokaklarında dolaşırken, şehrin kalbinde yükselen Notre-Dame de la Salette Katedrali’ni fark etmemek imkânsız. İlk bakışta büyüleyici bir gotik yapı gibi görünüyor, ama yaklaştıkça, sadece bir ibadet yeri olmadığını, aynı zamanda Madagaskar’ın tarihini ve kültürel mirasını taşıyan ve halkın buluşma noktası olan bir sembol olduğunu fark ediyoruz.

Katedralin 60 metre uzunluğunda, 16.77 metre genişliğinde ve 14 metre yüksekliğinde olduğunu öğrendiğinizde, onun şehir manzarasındaki ağırlığını daha iyi anlıyoruz. Çan kulesi ise 45 metreye kadar yükseliyor, yani neredeyse tüm Antsirabe’den görülebiliyor. İçeri adım attığınızda ise Gotik mimarinin zarif dokunuşları, vitray pencerelerden süzülen ışık ve taş işçiliği bizi adeta başka bir dünyaya götürüyor.

Katedralin dışındaki kalabalık ise Antsirabe’lilerin renki görüntüleri ile dolu. Güzel kıyafetlerini giymiş kadın, erkek ve çocuklar etrafı doldurmuş neşeli bir tiyatro sahnesi gibi.

Çocuklar o kadar güzel ki. Fotoğraf çektirmek için etrafımızda dönüyorlar.

Katedral gezisinin ardından Antsirabe’ ye gelipde görmemiz gereken bir başka noktaya gidiyoruz.

Zibu boynuzu atölyesi

Burası bir aile işletmesi olan Zibu boynuzu atölyesi.

Ülkede Zebu boynuzları, el işçiliği için değerli bir malzeme olarak kullanılıyor. Antsirabe’de, bu boynuzlardan takı, mutfak gereçleri, figürler ve dekoratif objeler üreten zanaatkarlar geleneksel yöntemlerle çalışarak her bir parçayı özenle şekillendiriyorlar.

Boynuzları önce temizliyorlar sonra yapacakları objeye göre kesiyorlar. Kesilen boynuz parçaları, pürüzsüz bir yüzey elde edene kadar zımparalanıyor. Daha sonra işin en sanatsal bölümü geliyor. Özel kesici ve tırtıklı araçlar kullanılarak hassas bir şekilde oyma işlemi yapılıyor. Ve son aşamada balmumu ile parlatılıyor.

Bu kadar emeği görüp de bu güzellerden almamak mümkün mü? Antsirabe’de zebu boynuzlarından yapılan el yapımı ürünleri görmek ve satın almak, Madagaskar’ın zanaat kültürünü deneyimlemek için eşsiz bir fırsat oldu.

Antsirabe gezi anılarımızda güzel bir yer alırken artık yola çıkma zamanı.

Antsirabe’den Ranofarma’ya>

——————————————————————————————————————————————————

GEZİ PROGRAMI;

MADAGASKAR

21.11.2024 Madagaskar’ı keşfetmeye hazırız
22.11.2024 Antananarivo yada Tana
22.11.2024 Antananarivo-Andasibe yolunda
22.11.2024 Andasibe-Mantadia Ulusal Parkı
23.11.2024 Andasibe-Antsirabe yolunda
24.11.2024 Antsirabe
24.11.2024 Antsirabe’den Ranofarma’ya
25.11.2024 Ranomafana Ulusal Parkı
25.11.2024 Fianarantsoa : Madagaskar’ın Gizli Cenneti
26.11.2024 Fianarantsoa’dan Ranohira’ya…
26.11.2024 Anja Community Reserve: Lemurların Arasında, Doğanın Kalbinde
27.11.2024 Isalo National Park
28.11.2024 Isalo’dan Ifaty’ye
28.11.2024 Ifaty
28.11.2024 Ifaty’den çıkıp macera dolu bir yolculuğa başlıyoruz
29.11.2024 Ankasy Lodge

Yorum bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir