Cebelitarık'tan New York'a

5-Atlas okyanusunda seyir

< 4-Cebelitarık boğazını geçiyoruz…

İşte Atlas okyanusundayız . Hala inanamıyorum ama işte Atlas okyanusundayız. Saatte 13 mil hızla Avrupa ve Afrika kıtalarını arkada bırakarak bu koskoca okyanusun ortalarına doğru yol alıyoruz. Senelerce bu anı yaşamak düşüncesi bile beni heyecanlandırırdı. Kristof Kolomb, Amerigo Vespucci, binlerce Arupalı göçmen, birçok maceraperest yüzyıllar boyu aynı denizde, aynı havada okyanusun mavi suları üzerinde Amerika’ya doğru yol aldılar. Hepsinin içinde bizim şu anda duyduğumuz heyecan, merak ve korku vardı herhalde.

Amerika’ya doğru ilerlerken yavaş yavaş etrafımızdaki gemi trafiği azaldı ve akşama doğru etrafta denizden başka bir şey gözükmez oldu.

2 Eylül 1993

Bu gün deniz yolculuğunun risklerinin neler olabileceğini öğrendik.

Cebelitarık’tan okyanusa çıktığımızda kuzeyde büyük bir fırtına haberi gelince Süvari bey gemiyi 33. paralele kadar indirip Bermuda açıklarından kuzeye dönüp New York’a gideceğimiz bir rota belirledi. Bu rota yolumuzu 1 gün uzattı ama kuzeydeki fırtınaya yakalanma riskimizi azalttı.

Bu gün telsizden Karayıp denizinde çıkan Emily kasırgasının kuzeye Bermuda adasına doğru geldiği bilgisini aldık. Gerçekten korkutucu bir durum. Biz oraya gidene kadar yön değiştirmesi veya şiddetini azaltması için dua ediyoruz. Yolun en korkutan bölümü Bermuda New York arası olduğunu öğrendik. Bu bölgede sık sık kasırga çıktığını ve kasırga mevsiminin Eylül olduğunu öğrendiğimizde iyice endişelendik. Ama kaptan önceden alınan tedbirlerle sorunsuz bir yolculuk yapacağımızı söyleyince biraz rahatladık.

6 Eylül 1993

Deniz.. deniz … her yer deniz. Ne bir gemi, ne bir kara parçası. Gemi sanki denizden bir plağın tam merkezine yerleştirilmiş, çepeçevre her taraftan aynı mesafede ufuk çizgisinde deniz ve gök birleşiyor.

Tam altı gündür okyanustayız. Hemen hemen Cebelitarık New York arası yolun yarısına geldik. Cebelitarık’tan beri etrafta denizden başka hiç bir şey görmedik. Günlerimiz yemek saati dışında kalan zamanı doldurmaya çalışmakla geçiyor. Artık sıkılmaya başladık. Yapacak fazla bir şey olmamasının dışında gemideki makine sesi ve sallantı artık yormaya başladı. Dün gece bir değişiklik yapıp karavanda yatık hem sallantı hem de gürültü daha az.

Bu gün Coni bizi terk eti..
Cebelitarık boğazından geçtiğimiz gün gemiciler güvertede bir kuş bulmuşlar, epey büyük uzun bacaklı leyleğe benzeyen bir kuş. Herhalde gemiye kondu ama geri dönemiyor. Ayaklarına baktık perdeli değil demek ki deniz kuşu değil diye düşünüyoruz. Bizde onu aileye kattık her gün besliyoruz. Gemiciler adını Coni takmış. Bütün gün Coni ne yapış, ne yemiş … geminin neşesi oldu. Herhalde bizimle Amerika’ya kadar gelecek diye düşünüyorduk.
Fakat dün Azor adaları açıklarından geçerken Coni birden kayboldu. Herhalde karayı hissetti ve gemide olmak istemedi.

Her gün gemin pruvasına kadar yaptığımız yürüyüşler en büyük aktivite. Gittikçe konteynerlerden kokular gelmeye başladı. Her birinde farklı baharatlar var. Birinden kekik diğerinden nane kokusu geliyor. Bizim yürüyüşler daha da keyifli oldu. Baharat kokuları içinde yürüyüşün sonunda pruvaya ulaştığımızda ise uçsuz bucaksız okyanus önümüze seriliyor. Gemi mavi suları köpürte köpürte giderken uçan balıklar önümüzde sıçraya sıçraya yüzüyorlar.

Amerika yolunda
Kavan ile Amerika yolunda geminin pruvası

Gemide üç ana öğüne ilave olarak akşam üzeri çayın yanında kek, kurabiye ikram ediyorlar. Bende bir gün de ben kek yapayım dedim. Güzel kek yaparım ve benim ölçülerden iki kek yapsam yeter diye düşünmüştüm. Ama koskocam mutfakta ölçü kavramı benimkinden çok farklıymış. Ben keki 5 yumurtadan yaparım bu kadar az yumurtayı çırpacak mikser yok zaten. Aşçıbaşı bana kap kaçağı ve mikseri gösterdiğinde ben ne yaptım dedim. Mikser yerde duruyor ve tenceresinin boyu belime geliyor. Bunun içine ne kadar malzeme konur diye düşünürken aşçıbaşı ben keki 25 yumurtadan yaparım demez mi. Sonuçta benim tarifteki ölçüleri 5 le çarpıp keki yaptık, fena da olmadı.

O kadar çok yemek yiyoruz ki artık kilo almaya başladık.

10 Eylül 1993

18 gündür gemideyiz. Günler birbirinin aynı geçip gitti ve yarın akşam NewYork’ta olacağız.

Emily kasırgasının dalgaları bize ulaşır mı diye düşünürken bu defa Floyd kasırgası haberi geldi. Kasırga tam üzerimize doğru geliyor. Bunun üzerine rotamız biraz daha değiştirildi ve kasırgadan kaçtık. Ama fırtına nedeni ile kabaran deniz bizi epey salladı.

Artık kamaramızı boşaltıp karavana yerleşmeye başladık.

6- Amerika’dayız >

___________________________________________________________________________________________________________

Karavan ile Amerika

1-Karavan ile Amerika hazırlıkları
2-Nihayet gemideyiz…
3-Akdeniz’de Cebelitarık boğazına doğru 
4-Cebelitarık boğazını geçiyoruz…
5-Atlas okyanusunda seyir
6- Amerika’dayız
7-Philadelphia
8-Baltimore
9-Ontario gölüne doğru
10-Niagara

Yorum bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

code