amerika yolunda

2-Nihayet gemideyiz…

Macera başlıyor

< 1-Karavan ile Amerika hazırlıkları

24 Ağustos 1993

Bu gün nihayet gemideyiz! İki yıldır hayallerini kurduğumuz , hazırlığını yaptığımız macera başlıyor.

21 Ağustosta kalkması planlanan gemimiz, pervanedeki bir problem nedeni ile kalkamadı ve tamir sürecini beklemek zorunda kaldık.

20 Ağustosta tüm gümrük işlemlerini tamamlayıp Haydarpaşa limanında bizi Amerika’ya götürecek olan Bolu gemisinin yanına gittiğimizde arızayı öğrendik. Ne zaman tamir olacağı belli olmadığından toplayıp kapattığımız eve geri döndük ve 4 gün boyunca bu gün yarın gideceğiz diye beklediğimiz sıkıcı bir süreç yaşadık. Ama olsun bu gün gemideyiz.

Dün akşam arayıp “sabah erkenden gelin” dediklerinde rahat bir nefes aldık. Erkenden limana gedik ama bu defada Karavanın gemiye yükleniş heyecanı başladı.

Tekerleklerin altına konan sapan denen destekler ile koca karavan bir ipin ucunda hava ya kalkıp sallana sallana gemiye yerleştirildi. Yüreğimiz ağzımızda heyecanla karavanın güverteye yerleştirilmesini seyrettik karavan güverteye çıkartılıp bağlanmasının ardından derin bir nefes alabildik.

Karavnımız sapanlarla kaldırılıp gemiye yerleştirildi.
Karavanımız bir ipin ucunda sallanıyor

Deniz Nakliyat‘ın18 bin tonluk Bolu konteyner gemisi saat 16.00 da İstanbul Haydarpaşa limanından yola çıktı.

İstanbul'a veda
İstanbul’a veda ediyoruz.

Gemi İstanbul‘dan uzaklaşırken bir yanda, arkada bıraktığımız sevdiklerimiz, evimiz, diğer yanda yıllardır planladığımız yolculuğa çıkmanın heyecanı, hepsini bir arada yaşıyoruz.

Geminin kalkışından sonra oldukça büyük ve ferah olan kamaramıza yerleştik. 20-25 günümüzü geçireceğimiz kamarada çift kişilik bir yatak, çalışma masası, yemek masası koltuk ve banyomuz var. Bir konteyner gemisinde bu lüksü beklemiyordum.. Eşyalarımızı yerleştirirken ikimizin de sesi çıkmıyor mutlumuyuz, mutsuzmu belli değil…

Daha sonra gün batımında kaptan köşküne çıkıyoruz. Güneş denizin üzerinde tam geminin önünde batıyor, müthiş bir manzara.

Marmara denizi

Bu manzarayı görmek bile insanı heyecanlandırıyor. Ve düşünüyorum. Şimdi bir yük gemisinde, Marmara denizinin ortasında seyrettiğimiz güneş batışını, bundan sonra her gün bir başka yerde, bir başka güzellikte seyredeceğiz. Bunları düşününce tüm tereddütlerin, korkuların yerini yeni yerler görmenin heyecanı ve sevinci alıyor.

25 Ağustos 1993

Gezimizin ilk gecesini rahat bir yatakta, ama geminin motor sesleri arasında biraz rahatsız geçirdik. Bir süre sonra bu seslere de alışacağız.

Sabahın erken saatinde geminin yemekhanesinden gelen telefonla uyandık. Kahvaltı bitmek üzere gelin diyorlar. Gemide gün çok erken başlıyor.

Yeni güne süper bir kahvaltı ile başladık. Gemide yemekler çok güzel ve porsiyonlar çok büyük. Zaten bizim içinde personel içinde en keyifli zamanlar yemek zamanları. Herkesle sofrada bir araya geliyor, keyifli sohbetler eşliğinde yemekler yeniyor. Ana öğünler ve ara öğünlerle sık sık yemek çıkıyor mutfaktan. Biz çok kilo alacağız gibi gözüküyor bu yolculukta.

Bu gün öğle saatlerinde İzmir‘de olacağımızı öğrenince öğlene kadar hem kaptan köşkü hem de makine dairesinde dolaşarak bitmek bilmeyen sorularımızla geminin genel olarak nasıl çalıştığını, kimin ne iş yaptığını öğrendik. Mürettebat bize son derece nazik ve yakın davranıyor.

Saat 13.00 gibi İzmir körfezine girdik ama liman dolu olduğundan demir atıp açıkta bekleyeceğiz. İsteyenler tekne ile karaya çıkabilir dediklerinde çok sevindik. Deniz çok dalgalı, karaya çıkmak için bir tekne yollamışlar fındık kabuğu gibi sallanıyor. İzmir’i gitme uğruna her şeyi göze alıp tekneye binip sallana sallana karaya çıktık. İzmir’e gitmemiz gerekiyor çünkü Karavan gemiye taşınırken sapanlardan bir tanesi su deposunu patlatmış, yenisini almamız gerekiyor. Gemide tamir için tüm imkanlar olduğu için bu işi kolaylıkla yapabiliriz. Son eksikler tamamlandı, unutulanlar alındı ve sonrada Kordon’da yenen güzel bir yemekle Türkiye’ye veda edip biz yokken limana yanaşan gemiye döndük.

26 Ağustos 1993

Sabah 1’de gemide yükleme başladı. Konteynerler bizim karavana çok yakınına yerleştirileceği için bu sırada karavan hasar görür diye endişeleniyoruz. Bu nedenle sabaha kadar yüklemenin başında bekledik. Ama yükleme yapan vinç bozulunca işler gene uzadı.

İzmir limanında güneş batarken…

İzmir limanında güneş batıyor ama biz hala bekliyoruz. Sonunda uzun bir bekleyişin ardından 22.00 sularında karavanın yanına konacak konteyner yerleştirildi. Ve bizde rahat bir nefes aldık ardından tüm hazırlıklar tamamlanarak Bolu gemisi 24.00 te İzmir limanından yola çıktı. Artık Türkiye‘den ayrılıyoruz.

3-Akdeniz’de Cebelitarık boğazına doğru  >

___________________________________________________________________________________________________________

Karavan ile Amerika

1-Karavan ile Amerika hazırlıkları
2-Nihayet gemideyiz…
3-Akdeniz’de Cebelitarık boğazına doğru 
4-Cebelitarık boğazını geçiyoruz…
5-Atlas okyanusunda seyir
6- Amerika’dayız
7-Philadelphia
8-Baltimore
9-Ontario gölüne doğru
10-Niagara

Yorum bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir